adjective

narrow

dar, sınırlı, kıl payı

The bridge is very narrow.

Köprü çok dar.

He has a narrow view of the world.

Dünyaya dar bir bakış açısı var.

It was a narrow victory for the team.

Takım için kıl payı bir zaferdi.

a narrow ((noun)) dar bir (isim) The house has a long, narrow hallway.

Eş anlamlılar: thin, slender, limited; Zıt anlamlılar: wide, broad

Eski İngilizce'de 'dar, kısıtlı' anlamına gelen 'nearu' kelimesinden gelir.

'arrow' (ok) gibi düz bir 'narrow' (dar) yolda yürümeye çalıştığınızı hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.