adjective

nascent

yeni doğan, gelişmekte olan, filizlenen

The nascent tech industry is growing rapidly.

Gelişmekte olan teknoloji endüstrisi hızla büyüyor.

She has a nascent talent for painting.

Resim konusunda filizlenen bir yeteneği var.

((nascent)) + isim yeni var olmaya başlayan Proje başlangıç aşamasında.

Eş anlamlılar: emerging (gelişmekte olan), developing (gelişen), budding (filizlenen); Zıt anlamlılar: mature (olgun), developed (gelişmiş)

Latince 'doğmak' anlamına gelen 'nasci' kelimesinden gelir. 'Nation' (ulus) ve 'native' (yerli) gibi kelimelerle ilişkilidir.

'Nasc-' kısmını 'native' veya 'nation' kelimelerindeki gibi doğumla ilgili düşünün. 'Nascent idea', yeni doğmuş bir fikirdir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.