noun

armchair

koltuk

My grandfather sleeps in his armchair.

Büyükbabam koltuğunda uyur.

She is an armchair traveler who reads many books.

O, çok kitap okuyan bir koltuk seyyahıdır.

((bir koltuk)) kollar için destekleri olan rahat bir sandalye. "He bought a new leather armchair."

((koltuk)) 〈sıfat olarak〉 pratikten çok teorik. "He is an armchair critic."

Eş anlamlılar: easy chair, recliner

Birleşik bir kelime: 'arm' (kol) + 'chair' (sandalye). Kollar için destekleri olan bir sandalye.

Kelimenin tam anlamıyla 'kollarınız' (arms) için bir 'sandalye' (chair). Çok basit bir kelime.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.