adjective

natural

doğal, doğuştan, normal

This park is full of natural beauty.

Bu park doğal güzelliklerle dolu.

It's natural to feel nervous before a test.

Sınavdan önce gergin hissetmek doğaldır.

She is a natural leader.

O, doğuştan bir lider.

((isim)) doğal, doğadan gelen This park is full of natural beauty.

it is natural ((mastar)) (bir şeyi yapmak) doğaldır It's natural to want to succeed.

Eş anlamlılar: innate, organic, normal; Zıt anlamlılar: artificial, synthetic

Latince 'naturalis' kelimesinden, o da 'doğa' anlamına gelen 'natura'dan, o da 'doğmak' anlamına gelen 'nasci'den gelir.

'Doğadan' (nature) geliyorsa, 'doğaldır' (natural).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.