adjective

necessary

gerekli, lüzumlu

Is it necessary to call him now?

Onu şimdi aramak gerekli mi?

Food and water are necessary for life.

Yiyecek ve su yaşam için gereklidir.

((bir şey/biri için gerekli)) bir şey/biri için gerekli Sleep is necessary for good health.

((bir şeyi yapmak için gerekli)) bir şeyi yapmak için gerekli It is necessary to complete the form.

Eş anlamlılar: essential, required, vital; Zıt anlamlılar: unnecessary, optional

Latince 'kaçınılmaz' anlamına gelen 'necessarius' kelimesinden gelir.

'Need' (ihtiyaç duymak) kelimesini düşünün. Bir şeye 'ihtiyaç duyuyorsanız', o şey 'necessary'dir (gereklidir).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.