adjective

neighboring

komşu, bitişik

We visited the neighboring town.

Komşu kasabayı ziyaret ettik.

The two neighboring countries are at peace.

İki komşu ülke barış içinde.

((neighboring + isim)) bir şeyin yakınında veya yanında bulunan Komşu eyaletten geçtik.

Eş anlamlılar: adjacent, adjoining, nearby; Zıt anlamlılar: distant, remote

Bir şeyin yanında veya yakınında olmak anlamına gelen 'to neighbor' fiilinin şimdiki zaman ortacından gelir.

Bir şeyin başka bir şeye 'komşu olduğunu' anlatan bir kelime olarak düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.