adjective

nervous

gergin, sinirli, endişeli

I always feel nervous before a presentation.

Bir sunumdan önce her zaman gergin hissederim.

He is a nervous person by nature.

O, doğası gereği gergin bir insandır.

The nervous system is very complex.

Sinir sistemi çok karmaşıktır.

nervous ((about sth.)) (bir şey hakkında) gergin olmak Sürüş testim hakkında gerginim.

a nervous ((noun)) gergin bir (isim) Gergin bir gülümseme sergiledi.

Synonyms: anxious, tense, worried; Antonyms: calm, relaxed, confident

'nerve' (sinir) + '-ous' (dolu) ekinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'sinir dolu' demektir ve zamanla endişeli veya sinirlerle ilgili anlamına gelmiştir.

Bir sınavdan veya konuşmadan önce 'gergin' (nervous) hissettiğinizde sinirlerinizin içinizde zıpladığını hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.