adjective

acceptable

kabul edilebilir, makul

His performance was acceptable, but not great.

Performansı kabul edilebilirdi ama harika değildi.

Is this offer acceptable to you?

Bu teklif sizin için kabul edilebilir mi?

((sth.)) ((sb.)) için kabul edilebilir tatmin edici veya yeterince iyi The quality is acceptable for the price.

kabul edilebilir bir ((isim)) tatmin edici We need to find an acceptable solution.

Eş anlamlılar: satisfactory (tatmin edici), adequate (yeterli); Zıt anlamlılar: unacceptable (kabul edilemez)

'accept' (kabul etmek) + '-able' (-ebilir) kelimelerinden gelir. 'Kabul edilebilir' anlamına gelir.

Eğer bir şeyi 'kabul edebiliyorsanız' (accept), o şey 'kabul edilebilirdir' (acceptable). '-able' eki '-ebilir' anlamına gelir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.