adjective

nice

hoş, güzel, iyi, nazik

She is a very nice person.

O çok hoş bir insan.

Have a nice day!

İyi günler!

That's a nice dress.

Bu güzel bir elbise.

nice ((to sb.)) (birine) nazik olmak He was very nice to me.

It is nice ((of sb.)) ((to-inf)) (birinin) ... yapması nazikçe It was nice of you to help.

a nice ((noun)) hoş bir (isim) We had a nice dinner.

Eş anlamlılar: pleasant, kind, agreeable; Zıt anlamlılar: nasty, mean

Eski Fransızca 'aptal' anlamına gelen 'nice' kelimesinden, o da Latince 'bilgisiz' anlamına gelen 'nescius'tan gelir. Anlamı önemli ölçüde değişmiştir.

'Nice' çok genel, olumlu bir kelimedir. Her zaman 'hoş' olan bir gülümsemeyi düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.