adjective

normative

normatif, kural koyucu

The study focused on normative behavior.

Çalışma, normatif davranışlara odaklandı.

He made a normative statement about what is right.

Neyin doğru olduğu hakkında normatif bir açıklamada bulundu.

((sıfat)) ((isim)) normatif ~ Bu, normatif bir yaklaşımdır.

Synonyms: kural koyucu; Antonyms: betimleyici, tanımlayıcı

Latince 'norma' (kural, kalıp) kelimesi ile sıfat yapan '-tive' ekinin birleşiminden oluşur.

'Normatif' bir ifade, bir şeylerin nasıl *olması* gerektiğine dair bir 'norm' veya standart belirler; bu, sadece bir şeylerin nasıl *olduğunu* tanımlayan betimleyici bir ifadenin tersidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.