noun

arrangement

düzenleme, anlaşma, aranjman

We made an arrangement to meet.

Buluşmak için bir anlaşma yaptık.

I like the flower arrangement.

Çiçek aranjmanını beğendim.

He wrote a new arrangement of the song.

Şarkının yeni bir aranjmanını yazdı.

an arrangement ((to-inf)) (bir şeyi) yapmak için bir plan. Masrafları paylaşmak için bir anlaşmamız var.

an arrangement ((with sb.)) (biriyle) bir anlaşma. Patronumla bir anlaşmam var.

an arrangement ((of sth.)) (bir şeyin) belirli bir sıradaki koleksiyonu. Kitap, şiirlerin bir derlemesidir.

Eş anlamlılar: plan, agreement, composition, layout; Zıt anlamlılar: disarray, confusion

'arrange' fiiline, bir sonuç veya eylem belirten ve isim yapan '-ment' ekinin eklenmesiyle oluşmuştur.

Bir 'arrangement' (düzenleme), 'to arrange' (düzenlemek) eyleminin sonucudur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.