noun

nose

burun, koku alma duyusu, uçak burnu

I have a cold and a runny nose.

Nezleyim ve burnum akıyor.

The dog has a good nose for finding things.

Köpeğin bir şeyler bulmak için iyi bir koku alma duyusu var.

The nose of the airplane pointed upwards.

Uçağın burnu yukarıyı gösteriyordu.

a/one's nose burun He broke his nose.

a nose for ((sth.)) (bir şeye) karşı koku alma yeteneği She has a nose for a good story.

Eş anlamlılar: snout, beak (hayvanlar/nesneler için)

Eski İngilizce 'nosu' kelimesinden gelir. Ortak bir Cermen köküne sahiptir.

Yüzdeki en belirgin özelliği hayal edin. İşte bu 'burun' (nose).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.