adjective

nostalgic

nostaljik, geçmişe özlem duyan

Hearing that song makes me nostalgic.

O şarkıyı duymak beni nostaljik yapıyor.

He has a nostalgic feeling for his childhood.

Çocukluğuna karşı nostaljik bir hissi var.

nostalgic ((about/for sth.)) (bir şey hakkında) nostaljik hissetmek Hearing that song makes me nostalgic for my youth.

Eş anlamlılar: sentimental, hasret dolu, anımsatıcı

Yunanca 'nostos' (eve dönüş) + 'algos' (acı, ağrı) kelimelerinden gelir. Eve dönme isteğinin 'acısı'.

'Nostaljik' hissetmek, sanki 'eski bir dosta lojik' bir bağ kurmak gibidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.