adjective

noticeable

fark edilebilir, göze çarpan, belirgin

There is a noticeable difference in quality.

Kalitede gözle görülür bir fark var.

Her accent was barely noticeable.

Aksanı zar zor fark ediliyordu.

noticeable ((for sb.)) (biri için) fark edilebilir Değişiklik herkes için fark edilebilirdi.

Eş anlamlılar: perceptible, obvious; Zıt anlamlılar: imperceptible, subtle

`notice` + `-able` ('-ebilir' anlamına gelen ek).

Bir şey 'notice-able' ise, onu 'fark etmeniz' (notice) 'mümkündür' (able).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.