noun

nuisance

sıkıntı, baş belası, rahatsızlık

That buzzing sound is a real nuisance.

O vızıldama sesi gerçek bir sıkıntı.

He's being a nuisance to his neighbors.

Komşularına baş belası oluyor.

bir sıkıntı bir sıkıntı That buzzing sound is a real nuisance.

((biri)) için baş belası olmak (biri) için baş belası olmak He's being a nuisance to his neighbors.

Eş anlamlılar: sıkıntı, dert, baş belası; Zıt anlamlılar: zevk, keyif, yardım

Eski Fransızca 'nuire' (zarar vermek) kelimesinden, o da Latince 'nocere' (zarar vermek) kelimesinden gelir. 'noxious' (zararlı) ile ilgilidir.

Sizi rahatsız eden 'yeni bir duyu' (new sense) düşünün, tuhaf bir gürültü gibi.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.