verb

nurture

yetiştirmek, beslemek, büyütmek, geliştirmek

Parents nurture their children with love.

Ebeveynler çocuklarını sevgiyle yetiştirir.

She wants to nurture her artistic talents.

Sanatsal yeteneklerini geliştirmek istiyor.

((bir şeyi/birini)) (bir şeyi/birini) büyütmek ve korumak Parents nurture their children with love.

Eş anlamlılar: raise, foster, cultivate; Zıt anlamlılar: neglect, stifle

Eski Fransızca 'nourriture' (besin) kelimesinden, o da Latince 'nutrire' (beslemek) kelimesinden gelir.

Bir 'nurse' (hemşire) kelimesinin bir hastayı 'nurture' (yetiştirmek) ettiğini düşünün. Kelimeler kulağa benzer geliyor.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.