noun

nut

kuruyemiş, fındık, somun, deli

Almonds are a type of nut.

Badem bir tür kuruyemiştir.

He tightened the nut on the bolt.

Civatadaki somunu sıktı.

He's a real health nut.

O gerçek bir sağlık delisi.

bir tür ((kuruyemiş)) sert kabuklu bir meyve Almonds are a type of nut.

civata üzerinde bir ((somun)) içinde delik olan küçük bir metal parçası He tightened the nut on the bolt.

bir ((sağlık/spor/vb.)) delisi bir meraklı He's a real health nut.

Eş anlamlılar (yiyecek): kernel, seed; Eş anlamlılar (kişi): enthusiast, fanatic

Eski İngilizce 'hnutu' kelimesinden, Cermen kökenlidir.

Sert bir 'nut' (kuruyemiş) kırmaya çalışırken 'nuts' (çıldıran) bir sincap hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.