arrested
Çeviri
tutuklanmış, durdurulmuş
Örnekler
The arrested man was taken to the station.
Tutuklanan adam karakola götürüldü.
The project suffered from arrested development.
Proje, duraksayan bir gelişimden muzdaripti.
Dilbilgisi Kalıpları
tutuklanmış bir ((isim)) tutuklanmış bir (isim) Tutuklanan şüpheli sorgulandı.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: detained, captured, halted, stopped
Etimoloji
'to arrest' fiilinin geçmiş zaman ortacı, bir durumu tanımlamak için sıfat olarak kullanılır.
Hafıza İpuçları
Tutuklanmış olma durumunu tanımlar. 'The arrested person' tutuklanmış olan kişidir.