adjective

obscure

belirsiz, anlaşılmaz, tanınmamış

He was an obscure poet from a small town.

Küçük bir kasabadan tanınmamış bir şairdi.

The meaning of the passage was obscure.

Parçanın anlamı belirsizdi.

obscure bir ((isim)) tanınmamış/belirsiz bir ... O, tanınmamış bir şairdi.

Eş anlamlılar: unclear, unknown, vague; Zıt anlamlılar: clear, famous, obvious

Latince 'karanlık, belirsiz' anlamına gelen 'obscurus' kelimesinden gelir, 'ob-' (üzerinde) + '-scurus' (örtülü).

Bir şeyin 'üzerinin örtülü' (ob-scure) olduğunu ve bu yüzden görülmesinin veya anlaşılmasının zor olduğunu düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.