noun

observer

gözlemci, izleyici, gözetmen, yorumcu

She is a keen observer of human behavior.

İnsan davranışlarının keskin bir gözlemcisidir.

An international observer was present at the election.

Seçimde uluslararası bir gözlemci hazır bulundu.

an observer of ((sth.)) (...nın) gözlemcisi O, insan davranışlarının keskin bir gözlemcisidir.

Eş anlamlılar: spectator, watcher, onlooker

Latince 'observare' (izlemek) kelimesinden gelir. 'ob-' (doğru) + 'servare' (izlemek, korumak). '-er' eki, eylemi yapan kişiyi belirtir.

Basitçe 'observe' (gözlemlemek) eylemini yapan kişi (-er) olduğunu hatırlayın.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.