noun

obsession

takıntı, saplantı, obsesyon

Her obsession with cleanliness is extreme.

Temizlik takıntısı aşırı.

He has an obsession with collecting stamps.

Pul koleksiyonu yapma takıntısı var.

an obsession with ((sth.)) (...e/a) takıntı Pul koleksiyonu yapma takıntısı var.

Eş anlamlılar: fixation, preoccupation, compulsion

Latince 'obsessio' (bir kuşatma), 'obsidere' (kuşatmak) kelimesinden gelir. 'ob-' (karşı) + 'sedere' (oturmak).

Bu, 'obsess' kelimesinin isim halidir. Zihninize 'oturan' bir fikir veya duygudur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.