noun

occasion

vesile, fırsat, durum, olay

A wedding is a special occasion.

Düğün özel bir olaydır.

I've met him on several occasions.

Onunla birkaç kez karşılaştım.

This is not an occasion for laughter.

Bu, gülmek için bir durum değil.

özel/resmi/mutlu bir ((olay)) belirli bir etkinlik A wedding is a special occasion.

((vesile)) ile belirli bir zamanda I've met him on several occasions.

Synonyms: event, instance, opportunity, reason

Latince 'occasio' kelimesinden, 'oc-' (doğru) + 'cadere' (düşmek). Kelimenin tam anlamıyla 'bir şeye denk gelme' veya 'olay'.

Bir etkinliğin belirli bir tarihe 'düştüğünü' düşünün. 'cc' harfleri size takvimdeki özel bir etkinliği hatırlatabilir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.