adjective

offended

gücenmiş, alınmış, kırılmış

She was offended by his remark.

Sözüne gücenmişti.

He looked offended when I laughed.

Ben güldüğümde gücenmiş göründü.

((be)) offended ((by/at sth.)) (bir şeye) gücenmek Yorumu yüzünden gücenmişti.

Eş anlamlılar: insulted, upset, hurt; Zıt anlamlılar: pleased, complimented

'Offend' fiilinin geçmiş zaman ortacı, Latince 'offendere' (karşı vurmak) kelimesinden gelir.

Eğer 'offended' iseniz, birisi duygularınıza 'karşı vurmuş' gibi hissedersiniz.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.