noun

office

ofis, büro, makam, daire

I work in a big office.

Büyük bir ofiste çalışıyorum.

She holds a high office in government.

Hükümette yüksek bir makamda bulunuyor.

Please go to the main office.

Lütfen ana ofise gidin.

He went to the doctor's office.

Doktorun muayenehanesine gitti.

((bir yer)) iş için bir oda veya bina I work in a big office.

((bir pozisyon)) bir yetki pozisyonu She holds a high office in government.

Eş anlamlılar: workplace, bureau, position, post

Latince 'opus' (iş) + 'facere' (yapmak) kelimelerinden gelen 'officium' (hizmet, görev) kelimesinden türemiştir.

'Official' (resmi) bir kişinin bir masada çalıştığını hayal edin. İçinde bulunduğu oda onun 'office'idir (ofis).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.