noun

officers

memurlar, subaylar, polisler

The police officers arrived at the scene.

Polis memurları olay yerine geldi.

The officers of the company held a meeting.

Şirketin yöneticileri bir toplantı yaptı.

Military officers must show leadership.

Askeri subaylar liderlik göstermelidir.

((sth.))'nin officers (bir şeyin) memurları/yetkilileri The officers of the company are meeting.

Eş anlamlılar: agents, officials, commanders

Latince 'officium' (görev, hizmet) kelimesinden gelir. 'Officer', bir 'office' (makam) sahibi olan kişidir.

Bir polis memuru veya şirket yöneticisi gibi yetkili bir 'ofis'teki birini düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.