adjective

oldest

en yaşlı, en eski

She is the oldest student in the class.

Sınıftaki en yaşlı öğrenci o.

This is the oldest tree in the park.

Bu, parktaki en eski ağaç.

the ((oldest)) (isim) en ((yaşlı/eski)) ... She is the oldest person here.

Eş anlamlılar: most ancient; Zıt anlamlılar: youngest, newest

'old' kelimesinin üstünlük derecesi. '-est' eki 'en' anlamına gelir.

'-est' eki üstünlük (en) belirtir. Yani 'oldest', 'en yaşlı' demektir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.