pronoun

ones

olanlar, onlar

I like the red ones.

Kırmızı olanları seviyorum.

The little ones are playing outside.

Küçükler dışarıda oynuyor.

Which ones do you want?

Hangilerini istiyorsun?

((adjective)) ones (sıfat) olanlar Which ones are yours?

the ones ((who/that...)) ... olanlar These are the ones I bought yesterday.

things (şeyler), items (eşyalar), people (insanlar)

'one' (bir) zamirinin çoğul halidir.

Daha önce bahsedilmiş çoğul bir ismin yerine kullanılır. Örn: 'Birçok araba görüyorum. Mavi olanları seviyorum.'

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.