noun

onslaught

şiddetli saldırı, hücum, taarruz

The army faced a fierce onslaught.

Ordu şiddetli bir saldırıyla karşılaştı.

She faced an onslaught of questions from the press.

Basından gelen soru yağmuruna tutuldu.

((bir şey)) saldırısı/yağmuru an onslaught of (sth.) Bir soru yağmuruna tutuldu.

Eş anlamlılar: assault, attack, barrage; Zıt anlamlılar: defense, retreat

Orta Hollandaca 'aenslag' kelimesinden gelir, 'aen' (üzerine) + 'slag' (darbe).

'On' (üzerine) gelen ve 'slaughter' (katliam) yapan şiddetli bir saldırı hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.