preposition

onto

üzerine, üstüne

The cat jumped onto the table.

Kedi masanın üzerine atladı.

Let's move onto the next topic.

Bir sonraki konuya geçelim.

I'm onto a new idea.

Yeni bir fikrin peşindeyim.

(hareket fiili) ((bir şeyin)) üzerine bir şeyin üzerindeki bir konuma hareket etmek Atın üzerine tırmandı.

((bir şeyin)) farkında olmak/peşinde olmak (bir şeyin) farkında olmak veya keşfetmiş olmak Sanırım sırrımızı öğrendi.

Eş anlamlılar: upon; Zıt anlamlılar: off

'on' (üzerinde) ve 'to' (yönelme) kelimelerinin birleşimi olup bir yüzey üzerindeki bir konuma hareketi belirtir.

Bunu bir hareket olarak düşünün: 'on' + 'to'. Bir şey, başka bir şeyin 'üzerindeki' bir konuma hareket eder.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.