adjective

opportunistic

oportünist, fırsatçı

He made an opportunistic grab for power.

Gücü ele geçirmek için fırsatçı bir hamle yaptı.

The virus causes opportunistic infections in patients.

Virüs, hastalarda fırsatçı enfeksiyonlara neden olur.

((adjective)) ((noun)) oportünist He made an opportunistic grab for power.

Synonyms: çıkarcı, sömürücü; Antonyms: ilkeli, fedakar

'Oportünizm' kelimesinden türetilmiş bir sıfat. '-istik' eki '... niteliklerine sahip' anlamına gelir.

Ortaya çıkan fırsatlardan yararlanan birini veya bir şeyi tanımlar.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.