adjective

ordered

düzenli, tertipli, sistemli

Her desk was always perfectly ordered.

Masası her zaman mükemmel bir şekilde düzenliydi.

They live in a highly ordered society.

Çok düzenli bir toplumda yaşıyorlar.

((düzenli bir + isim)) düzenlenmiş veya metodik bir isim düzenli bir isim listesi.

((bir şey düzenlidir)) bir şey düzgün bir şekilde düzenlenmiştir Dosyalar tarihe göre düzenlenmiştir.

Eş anlamlılar: organize (organized), temiz (neat), tertipli (tidy); Zıt anlamlılar: düzensiz (disordered), kaotik (chaotic)

'to order' fiilinin sıfat olarak kullanılan geçmiş zaman ortacı. Üzerine düzen uygulanmış bir şeyi tanımlar.

Bir eylemin sonucu olarak düşünün: birisi eşyaları 'order' etti (düzenledi), bu yüzden şimdi onlar 'ordered' (düzenli).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.