adjective

artful

kurnaz, usta, sanatkarane

He gave an artful answer to the question.

Soruya kurnazca bir cevap verdi.

The room was decorated with artful simplicity.

Oda, ustaca bir sadelikle dekore edilmişti.

((artful)) + isim (kurnaz bir ...) He made an artful excuse.

Eş anlamlılar: kurnaz, hilekar, zeki; Zıt anlamlılar: saf, naif

'art' (sanat, beceri) + '-ful' (dolu) kelimelerinden. Tam anlamıyla 'beceri dolu'.

Eylemlerinde 'sanat dolu' olmayı düşünün; bu, yaratıcı bir şekilde becerikli veya aldatıcı bir şekilde zeki olabilir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.