adverb

out

dışarı, dışarıda, bitmiş

He went out for a walk.

Yürüyüşe çıktı.

The secret is out now.

Sır şimdi ortaya çıktı.

The lights are out.

Işıklar sönük.

We are out of milk.

Sütümüz bitti.

((fiil)) out (yer/yön) dışarı She looked out the window.

out of ((sth.)) (bir şey) bitmiş olmak We are out of sugar.

be out (ateş/ışık) sönmüş olmak The candle is out.

Eş anlamlılar: outside, away; Zıt anlamlılar: in, inside

Eski İngilizce 'dışarı, olmadan, dışında' anlamına gelen 'ūt' kelimesinden gelir.

Bir kutunun 'dışına' çıktığınızı hayal edin. Kapalı bir alandan açık bir alana veya gizliden açığa çıkmayı ifade eder.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.