noun

outburst

patlama, taşkınlık, galeyan

He had a sudden outburst of anger.

Ani bir öfke patlaması yaşadı.

There was an outburst of applause from the audience.

Seyircilerden bir alkış tufanı koptu.

an outburst of ((sth.)) bir (bir şey) patlaması Ani bir öfke patlaması yaşadı.

Eş anlamlılar: eruption, explosion, flare-up

'out' (dışarı) + 'burst' (patlamak) kelimelerinden gelir. Bir şeyin aniden ve şiddetle dışarı çıkması fikri.

Duyguların bir volkandan çıkan lav gibi bir insanın 'dışına patladığını' hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.