adjective

outer

dış, dıştaki

The outer layer is waterproof.

Dış katman su geçirmezdir.

We live on the outer edge of the city.

Şehrin dış kenarında yaşıyoruz.

outer ((noun)) 'dış ~' He wore an outer jacket.

Synonyms: harici, dış; Antonyms: iç, dahili

'out' (dış) kelimesine daha dışarıda olan bir şeyi belirten karşılaştırma eki '-er' eklenmesiyle oluşmuştur.

Güneş sisteminin güneşten daha 'uzakta' (out) olan 'dış' (outer) gezegenlerini düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.