adjective

outgoing

dışa dönük, girişken, görevden ayrılan

She has a very outgoing personality.

Çok dışa dönük bir kişiliği var.

The outgoing president gave a final speech.

Görevden ayrılan başkan son bir konuşma yaptı.

outgoing bir ((isim)) dışa dönük bir (isim) He is an outgoing person.

the outgoing ((isim)) görevden ayrılan (isim) The outgoing CEO will retire next month.

Eş anlamlılar: sociable, friendly, extroverted; Zıt anlamlılar: shy, introverted, incoming

'out' (dışarı) + 'going' (giden) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'dışarı çıkma' eylemini tanımlar; bu hem sosyalleşmek (insanlarla tanışmak için dışarı çıkmak) hem de bir pozisyondan ayrılmak (ofisten çıkmak) için geçerlidir.

Sürekli arkadaşlarıyla olmak için evden 'dışarı çıkan' (going out) birini veya emekli olurken ofisten 'dışarı çıkan' birini hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.