adjective

articulate

düzgün konuşan, açık, anlaşılır

She is a very articulate speaker.

Çok düzgün konuşan bir konuşmacı.

He gave an articulate account of the events.

Olayları anlaşılır bir şekilde anlattı.

((olmak)) düzgün konuşan fikirleri açıkça ifade edebilen İdeal aday son derece düzgün konuşan biri olacaktır.

((bir)) ((isim)) anlaşılır açık bir (konuşma/anlatım) Yeni politika hakkında anlaşılır bir konuşma yaptı.

Eş anlamlılar: eloquent, fluent (akıcı konuşan); Zıt anlamlılar: inarticulate, incoherent (anlaşılmaz konuşan)

Latince 'eklemlere ayrılmış, belirgin bir şekilde telaffuz edilmiş' anlamına gelen 'articulatus' kelimesinden gelir. Düşünceleri net bir şekilde birleştirme fikri.

'Makalelerini' (fikirlerini) eklemler gibi bir araya getirebilen kişi 'düzgün konuşan' (articulate) biridir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.