noun

outgrowth

sonuç, ürün, dal, yumru

This problem is an outgrowth of old policies.

Bu sorun eski politikaların bir sonucudur.

The plant has a strange outgrowth on its stem.

Bitkinin gövdesinde garip bir yumru var.

((bir şeyin)) bir sonucu ((bir şeyin)) bir sonucu The new trend is an outgrowth of social media.

((bir şeyin)) üzerinde bir yumru ((bir şeyin)) üzerinde fiziksel bir büyüme There was a small outgrowth on the tree.

Eş anlamlılar: result, consequence, offshoot, protuberance

'out' (dışarı) + 'growth' (büyüme) kelimelerinden gelir. Başka bir şeyden 'dışarı doğru büyüyen' bir şeyi ifade eder, bu hem gerçek anlamda (bir bitkideki gibi) hem de mecazi anlamda (bir sonuç olarak) olabilir.

Bir ağaç gövdesinden 'dışarı doğru büyüyen' bir dal düşünün. Bu, fiziksel bir yumru olabileceği gibi eski bir fikirden doğan yeni bir gelişme (sonuç) de olabilir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.