noun

outpost

ileri karakol, karakol

The soldiers defended the remote outpost.

Askerler ücra ileri karakolu savundu.

The town was a lonely outpost in the desert.

Kasaba, çöldeki yalnız bir ileri karakoldu.

bir ileri karakol uzak bir yerleşim yeri Sınırın yakınında bir ileri karakol kurdular.

Eş anlamlılar: fort, base, settlement, station

'out' (dışarıda) ve 'post' (mevki, karakol) kelimelerinden gelir. Ana gövdeden uzakta bulunan bir karakol.

Ana şehirden veya ordudan uzakta, 'dışarıda' (out) bulunan küçük bir karakol (post) hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.