noun

outsider

yabancı, dışlanmış kimse, harici

He felt like an outsider in the new school.

Yeni okulda kendini bir yabancı gibi hissetti.

As an outsider, she had a fresh perspective.

Bir yabancı olarak, yeni bir bakış açısına sahipti.

((bir yabancı)) ((sth. içinde)) bir gruba ait olmayan kişi Yeni okulda kendini bir yabancı gibi hissetti.

Eş anlamlılar: stranger, foreigner; Zıt anlamlılar: insider, member

'out' (dış) + 'side' (taraf) + '-er' (kişi) kelimelerinden. Kelimenin tam anlamıyla 'dışarıdaki kişi'.

Bir insan çemberinin 'dışında' (outside) duran birini hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.