noun

artificer

zanaatkar, usta, mucit

He was a master artificer of clocks.

Saat yapımında usta bir zanaatkârdı.

The ancient artificers created beautiful jewelry.

Antik zanaatkârlar güzel mücevherler yarattılar.

((sth.)) ustası an artificer of (sth.) He is an artificer of fine furniture.

Eş anlamlılar: zanaatkar, usta, yapımcı, mucit

Latince 'artifex' kelimesinden gelir, 'ars' (sanat, beceri) + '-fex' (yapan, 'facere' - yapmak kelimesinden). Kelimenin tam anlamıyla 'sanat yapan'.

Parçalara ayırın: 'arti-' (sanat) + '-fic-' (yapmak, 'fiction' gibi) + '-er' (kişi). Bir 'sanat-yapıcı'.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.