noun

overpass

üst geçit, köprü

The car went under the overpass.

Araba üst geçidin altından geçti.

They are building a new overpass to ease traffic.

Trafiği rahatlatmak için yeni bir üst geçit yapıyorlar.

bir üst geçit bir yolu diğerinin üzerinden geçiren bir köprü The car went under the overpass.

Eş anlamlılar: flyover, bridge; Zıt anlamlılar: underpass

'over-' (üstünden) ve 'pass' (geçmek) kelimelerinden. Yol veya demiryolu gibi başka bir şeyin 'üstünden geçmenizi' sağlayan bir yapı.

Başka bir yolun 'üstünden geçen' (passes over) bir yol hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.