noun

overtime

fazla mesai, uzatma

I had to work overtime last night.

Dün gece fazla mesai yapmak zorunda kaldım.

They get paid extra for overtime.

Fazla mesai için ek ücret alıyorlar.

The game went into overtime.

Maç uzatmalara gitti.

((fazla mesai)) yapmak fazla mesai yapmak Bu akşam fazla mesai yapmak zorundayım.

((fazla mesai)) için para almak fazla mesai için para almak Yaptığımız her fazla mesai için para alıyoruz.

extra hours

'over' (üzerinde, aşırı) + 'time' (zaman) kelimelerinden, normal saatlerin üzerinde yapılan iş anlamına gelir.

Akrep ve yelkovanın normal bitiş saatinin 'üzerine' (over) çıktığı bir saat hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.