overwhelming
Çeviri
ezici, bunaltıcı, karşı konulmaz
Örnekler
She felt an overwhelming sense of relief.
Ezici bir rahatlama hissi duydu.
The evidence against him was overwhelming.
Aleyhindeki kanıtlar eziciydi.
They won by an overwhelming majority.
Ezici bir çoğunlukla kazandılar.
Dilbilgisi Kalıpları
((an ~ sth.)) ezici bir (şey) She felt an overwhelming sense of relief.
((~)) ezici olmak The evidence against him was overwhelming.
Benzer Kelimeler
Synonyms: overpowering, immense, staggering; Antonyms: underwhelming, manageable
Etimoloji
'overwhelm' fiilinin şimdiki zaman ortacı. Bunaltma sürecinde olan bir şeyi tanımlar.
Hafıza İpuçları
'overwhelm' eyleminin (dev bir dalga) bir nitelik veya durumun tanımına ('-ing') dönüştüğünü düşünün.