noun

pacemaker

kalp pili, tempoyu belirleyen kişi

My grandfather has a pacemaker.

Büyükbabamın kalp pili var.

The runner acted as the pacemaker for the race.

Koşucu, yarış için tempoyu belirleyen kişi olarak görev yaptı.

((a)) pacemaker bir tıbbi cihaz She needs a pacemaker to regulate her heart.

((a)) pacemaker ((for sb./sth.)) (biri/bir şey için) tempoyu belirleyen kişi He was the pacemaker for the marathon.

Eş anlamlılar (kişi için): pacesetter, rabbit (yarışta)

'pace' (hız) + 'maker' (yapan/ayarlayan) kelimelerinden oluşan birleşik bir kelime. Kelimenin tam anlamıyla 'tempoyu yapar'.

Kalbin içinde kalp atışının 'hızını' ayarlayan küçük bir 'yapıcı' hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.