noun

pacifier

emzik, yatıştırıcı kimse, arabulucu

The baby stopped crying after getting his pacifier.

Bebek emziğini aldıktan sonra ağlamayı kesti.

He acted as a pacifier between the two angry friends.

İki öfkeli arkadaş arasında yatıştırıcı rolü oynadı.

a/the pacifier emzik The baby stopped crying after getting his pacifier.

((biri)) as a pacifier yatıştırıcı olarak He acted as a pacifier between the two angry friends.

Eş anlamlılar (nesne): emzik; Eş anlamlılar (kişi): peacemaker, mediator

'Yatıştırmak' anlamına gelen 'pacify' fiiline, bir eylemi yapan kişi veya şeyi belirten '-er' ekinin eklenmesiyle oluşmuştur.

'Pacifier' (emzik), bir bebeği 'yatıştıran' (pacifies) bir şeydir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.