verb

pacify

yatıştırmak, sakinleştirmek, barıştırmak

The mother tried to pacify her crying baby.

Anne ağlayan bebeğini yatıştırmaya çalıştı.

They tried to pacify the angry crowd.

Kızgın kalabalığı yatıştırmaya çalıştılar.

((birini/bir şeyi)) (birini/bir şeyi) yatıştırmak veya sakinleştirmek Anne ağlayan bebeğini yatıştırmaya çalıştı.

Eş anlamlılar: yatıştırmak, sakinleştirmek, teskin etmek; Zıt anlamlılar: kışkırtmak, provoke etmek, kızdırmak

Latince 'pax' (barış) + 'facere' (yapmak) kelimelerinden gelir. 'Barış yapmak'.

Bir bebeği 'yatıştırmak' için 'emzik' (pacifier) kullanılır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.