verb

pack

paketlemek, doldurmak, toplamak

I need to pack my suitcase for the trip.

Yolculuk için valizimi hazırlamam gerekiyor.

She packed a lunch for her son.

Oğluna bir öğle yemeği hazırladı.

The fans packed the stadium.

Taraftarlar stadyumu doldurdu.

((bir şeyi)) (bir şeyi) bir kaba koymak Valizimi hazırlamam gerekiyor.

((bir yeri)) bir alanı tamamen doldurmak Taraftarlar stadyumu doldurdu.

Eş anlamlılar: yüklemek, doldurmak, tıkmak; Zıt anlamlılar: boşaltmak, açmak

Cermen kökenlidir, Hollandaca 'pak' ve Almanca 'packen' ile ilgilidir.

Bir gezi için sırt çantanızı (backpack) hazırladığınızı (packing) hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.