noun

pain

ağrı, acı, sancı, dert

I have a sharp pain in my chest.

Göğsümde keskin bir ağrı var.

The memory still causes him great pain.

Anısı ona hâlâ büyük acı veriyor.

He is a real pain in the neck.

O tam bir baş belası.

((somewhere)) ağrısı baş ağrısı

acı çekmek çok acı çekmek

Eş anlamlılar: ağrı, acı, rahatsızlık; Zıt anlamlılar: zevk, konfor, rahatlama

Latince 'ceza' anlamına gelen 'poena' kelimesinden gelir. Anlamı, cezadan onun neden olduğu acıya doğru evrilmiştir.

İngilizce'deki 'No pain, no gain' (Acı yoksa kazanç da yok) deyişini hatırlayın.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.