verb

paint

boyamak, resmetmek

She likes to paint landscapes.

Manzara resmi yapmayı sever.

We need to paint the fence.

Çiti boyamamız gerekiyor.

He painted a grim picture of the future.

Geleceğin kasvetli bir tablosunu çizdi.

((bir şeyi)) (bir şeyi) boyamak, resmetmek She likes to paint landscapes.

Eşanlamlılar: renklendirmek, çizmek, kaplamak, tasvir etmek

Eski Fransızca 'peindre' kelimesinden, Latince 'pingere' (boyamak, işlemek) kelimesinden gelir.

Sanat (resim yapmak) veya bir yüzeyi kaplamak (duvarı boyamak) için kullanılabileceğini unutmayın. Aynı zamanda maddenin adı olan bir isimdir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.